Agartha ve Shambala Kapadokya’da mı?

Agartha and Shambhala in Cappadocia

KADİM KAYNAKLAR

Nuh’un gemisi gayet iyi bilindiği üzere yolculuğunun antik Ermeni ülkesinin kalbi olan ama yirminci yüzyılın başında yaşanan savaşlar nedeniyle şu anda Modern Türkiye’nin sınırları içinde kalan Ağrı dağının tepelerinde tamamladı. Türkiye İran’la -Antik Acemistan- da sınır komşusudur ve Yima’nın Vara hikayeleri bize buradan geliyor.

Bu yüzden Türkiye’deki Kapadokya bölgesinin kayalara oyulmuş çok sayıda antik yeraltı yapısına sahip olması ve tıpkı Vara gibi genellikle üst üste bulunan çoklu katmanlardan meydana gelmesi hayret vericidir.

Dünyanın oluşumundan itibaren, şimdiki zamanın dalga boyuyla temasa geçen manyetik güçler, yerin altına konsantre olmuş olabilir. Bu da Vara gibi yeraltı gizemine inanmaya istekli olan insana, yeni bir hikaye yarattı. Agartha ve Şambala…

 

YERALTI ŞEHİRLERİ

Gezegenin içine, yeryüzü kabuğunun altına nüfuz etmek, insanları her zaman cezbetmiş ve bazıları, mağaralara, çukurlara, yeraltındaki dar ve uzun geçitlere yönelik bu tutkuda, ana rahmine dönmeye yönelik bir olguyu getirmiştir.

Mağara, derinlerdeki canavarların buluştukları bir yer, ama aynı zamanda insanların düşmanlara ya da yüzeydeki başka tehlikelere karşı barınak olmuştur.

Mağaralarda gizli hazineler hayal edilmiş, cüce cinler gibi yeraltına özgü varlıklar kurgulanmıştır. Birçok rivayete göreyse, İsa bir kulübede değil, bir mağarada dünyaya gelmiştir. İsa’nın Agarta’yla ne gibi bir ilgisi olduğunu kanıtlamak elbette güç olsa da; mitlerin öğeleriyle bütün zamanların dinleri arasında bağlantılar kurulur.

 

AGARTHA YERALTI DÜNYASI

19. yüzyılda bazı yaratıcı yazarlar eliyle Agarta şehri mitini yarattılar. Bu mit, Yer yüzeyinin altında uzanan engin bir alan, birbiriyle bağlantılı şehirlerden oluşan gerçek bir ülke, olağanüstü bilgilerin saklandığı bir dünya olup, üstün bir gücü elinde bulunduran kişiyi ya da Dünya Kralı’nı barındırır. Bu kral, muazzam güçleriyle yerkürenin bütün olaylarını etkileyebilir.

Agarta yeraltı şehirlerinin krallığını beş bin bilge yönetir. Agarta bilgeleri, evrensel dil olan Vattan’a ulaşmak için bütün kutsal dilleri inceler. Çok derin gizemlere girdiklerinde, yerden havalanır, yukarı doğru yükselirler; bilge kardeşleri tutmazsa, kafaları kubbenin tavanına çarpıp parçalanabilir.

Bu bilgeler, yıldırımları hazırlar, ”kutup ve tropik bölgeleri arasındaki akışkanların periyodik gerilimlerine, Yer’in farklı enlem ve boylam bölgelerine dış etkilere bağlı sapmalara yön verir”, türleri seçer ve küçük ama olağanüstü ruhsal güçleri olan hayvanlar yaratırlar: Kaplumbağalarından birinin sırtında sarı bir haç, her uzvunda bir göz ve bir ağız vardır. İlk kez, bir ‘’Yönetici Zihin’’ fikri belirir.

 ŞAMBALA KRALLIĞI’NIN GİZEMLERİ

Agarta’nın esin kaynağı kısmen, Şambala Krallığı’nı betimleyen Doğu metinlerinden geliyor olabilir, birçok okültist için Agartha ve Şambala arasındaki ilişkiler çok karışık olsa bile, içi boş dünyayı savunanların çizdiği birçok yaratıcı kartta Şambala, yeraltı kıtası Agarta’da yükselen bir şehirdir.

Başka versiyonlara göre, Şambala’nın asla yer altı kıtası olarak tanımlanamayan Mu’yla özdeştirilmesi bir yana, şunu hatırlatmak gerekir: Hiçbir Doğu kaynağında, Şambala’nın yeraltında olduğu söylenemez. Aksine, erişilmez şekilde dağ silsileleri tarafından çepeçevre kuşatılmış; toprakları verimli, çok güzel ovalar ve tepeler boyunca yayılır.

 ESKİ BUDİZME GÖRE ŞAMBALA

Şambalayla ilgili ilk bilgileri Batı’da Portekiz misyonerleri getirmiş; ne var ki onlar, Şambala adından söz edildiğini duyduklarında, yerin Kathay, yani Çin olduğunu düşünmüşler. Bu konudaki en sağlam kaynak, kutsal Kalaçakra Tantra metnidir; kökeni Hindistan’ın Veda geleneğine uzanan bu metin, görkemli mistik tasvirlerle esin kaynağı olmuştur.

Tibet ve Hint Budizmi geleneklerinde Şambala (kimi zaman Şambahla ya da Şamballa), fiziksel gerçekliğine yalnızca birkaç kişinin inandığı bir krallıktır. Bu birkaç kişi onu zamanla Pencap’a, Sibirya’ya, Altaylar’a ve çeşitli başka yerlere yerleştirmiştir. Ne var ki, genel olarak Şambala, ruhsal nitelikli bir simge –Saf Bir Belde, kötülük güçlerinin nihai yenilgisi vaadi- kabul edilir.

Dalai Lama’ya göre, Şambala’nın Agarta’yla özdeşleştirilemeyeceğini (en azından Budist geleneklere göre) biliyoruz. Şambala ‘’tanrılar alemiyle iblisler/cinler alemi arasında duyular üstü olsa da gerçek bir alem olup erişilmesi çok zordur.’’; ‘’oraya ancak (…) karmaşık alıştırmalar aracılığıyla çilekeş’’ ulaşılabilir.

Bir grup düşünce akımına göre, Agarta’nın yok olmasından sonra, bir grup ‘’iyi’’ Ari güneye doğru göç edip Himalayalar’ın altında bir başka Agarti kurmuş; diğer bir grupsa yeniden kuzeye çıkarak, orada yoldan sapmış ve kötülüğün krallığı Şambala’yı kurmuş.

Geleneksel olarak yeraltı geçitleri ve mağaralar miti, ona inanmak isteyen kişilerin sanrılı zihninde, gizli bir örgütün var olduğu fikrini geliştirmiştir.

Kim bilir Kapadokya altında uzanan engin bir alan, Agarta’yla bağlantılı olağanüstü bilgilerin saklandığı bir dünya olup, üstün bir gücü elinde bulunduran bir Dünya Kral’ını barındırmıştır.

Esra DOĞRUL

https://esradogrul.com/

Kaynakça: Umberto ECO-Efsanevi Yerlerin Tarihi

Stay up to date

Subscribe for email updates

Niğde Caddesi
50700 Nevşehir TR
Get directions

Rate and write a review

Your email address will not be published. Required fields are marked *