Longoz kurbağa prensini arıyor

A typical look like mangrove forest in Anatolia

Ağaçların ve sarmaşıkların birbirine dolanıp, boyumdan uzun kocaman yapraklı bitkilerin, gökyüzünün mavisini ve güneşin ışığını kesecek sıklıkla birbirine dolandığı, aslında üzerinize sıcaktan ve nemden yapışmış giysinizin, aniden başlayan yağmurla, sırılsıklam ettiği ormanlara gitmek isterdim çocukluğumdan beri, coğrafya dergilerinde, belgesellerde görürdük böyle yerleri ancak.

Tropikal iklimlerde, ekvator bölgesine yakın muson denilen yağmurların her yeri sulak alana çevirdiği, sık ve koyu yeşil bitkilerin her yanı kapladığı, vahşi tabiatın hemen hemen küçük birkaç benzerinin Anadolu ikliminde 3,4 adet bulunduğunu öğrendiğimde çok sevindim. Nokta atışları yapıldı , rotalar belirlendi ve evrenden o güzel mesaj kulağımıza fısıldandı ‘  Karacabey’e git.

Ekolojik olarak tamamen kendine özgü olan bu longoz adı verilen sulak alanlar, derelerin taşıdığı alüvyonların, denize dökülmeden önce kıyıda birikmesi ile bir iç göl şeklinde oluşur ve tropikal bölgelerden farklı bir ekosistemdir ama tipik olarak aynı görünür. Muson ormanları bölgenin ikliminden etkilenirken, longoz alanları toprağın nemi, suyu ve bunun çevredeki iklimi etkilemesi sonucu oluşur.

Longoz ormanında kamp yapmak iste tam da istediğim şeydi.

Longoz diğer bir adıyla su basar ormanları dünyada nadir görülen ve Türkiye’de de sadece dört tane bulunan özel ekosistemlerdir. Deniz seviyesinin altında bulunan su basar ormanları verimli toprakları ile birçok canlı türüne ev sahipliği yaparlar.

Bursa’nın Güneyinde, Sakarya Irmağının kendine yoldaş ettiği alüvyonlari Marmara denizine bir set olarak biriktirmesiyle oluşmuş Karacabey Longozu. Namı küçük kendi büyük bu su basar ormanı bir yanında Marmara Denizi, öteki yanında Dalyan Gölü ve Arap Çiftliği Gölü ile adeta cennetten bir köşe sunuyor ziyaretçilerine. Bahar aylarında su seviyeleri en üst seviyeye ulaşırken yağmurların azalması ve sıcaklıkların artmasıyla yaz aylarında sular yavaş yavaş çekilmeye başlar ve yerini yemyeşil bir örtüye bırakır. Dişbudak, kızılağaç, söğüt gibi ağaçlar ile nilüfer ve su menekşesi gibi özel bir bitki örtüsüne kucak açmıştır. 217 farklı kuş türüne de ev sahipliği yapan Karacabey longozu çiftçiler için de önemli bir mera olması ile bölge için önemli bir doğal parktır.

Adının Zeus’un dağı olarak bilinen Olympos’tan alan, bizi oraya kadar götürecek doğa sporu grubu arkadaşlarımızla gerçekleştirdiğimiz gezi Cuma akşamı İzmir Konak’tan başladı. 6 saatlik yolculuk sonrası sabah saat 8 civarı güney girişindeki Boğazköy den geçerek vardık Karacabey Longozuna. Aracı kamp alanının 300 metre kadar uzağına bıraktık ve yüklerimizle birlikte on dakikalık bir yürüyüşün ardından ulaştık kurbağa senfonisi ile bizi karşılayan kamp alanına. Yüz görümlüğü bekleyen gelin misali sisle kaplanmıştı gölün üstü. Biraz sabredin böyle eşsiz güzellikler aceleye gelmez dercesine gizlemişti kendini sisin arkasına. Biz de kabullendik durumu ve manzaranın seyrine dalmadan önce izin verdik nazlanmasına ve çadırları kurmaya başladık. Zaman ilerleyip sisin dağılmasının ardından ortaya çıkan o müthiş güzellik ilk bakışta aşık etti bizi kendine. Pürüzsüz yüzeyindeki yanılsamalarla adeta hipnotize olduk ve seyre daldık bu muhteşem manzarayı. Serbest zaman bitip de saat on olunca da başladık doğa yürüyüşüne. Kamp alanına oldukça yakın olan Boğazköy’e doğru yürüyüp elektrik direklerine yuva yapmış leylekleri selamladık. Köy çeşmesinden su içtik ve ardından fazla eğimi olmayan düz patikalardan ilerleyerek keşfettik bütün ormanı. Tarlalarda çalışan yöre insanlarıyla karşılaştık, otlamaya çıkmış ineklerle ve onların yavrularıyla bakıştık, bizi korkutan ve aslında en çok bizden korkan yabani yaşamı fotoğraflamaya çalıştık. İki saatlik yürüyüşün ardından Karacabey Boğaz ayı barınağına ulaştık. Tel örgüyle çevrili barınağın yanında mola verdik ve öğle yemeğimize ortak olan ayılarla beraber doyurduk karnımızı. Ardından ıhlamur ağaçlarının yoğun bulunduğu ormandan ilerleyerek tekrar Boğazköy’e vardık ve köy kahvesinde içtik yorgunluk çaylarımızı. Bize kampa giden yolumuzu gösteren leyleklere bir kez daha selam vererek kampa doğru yola çıktık. Yol üzerinde bulduğumuz odunları da ardımıza katarak kamp alanına ulaştık. Yorgun bedenlerimizi göl kıyısında uzanıp kurbağa orkestrasının şarkıları eşliğinde dinlendirdik ve akşam hava kararmadan önce yaktık ateşimizi. Akşam yemeğimizi pişiren ateş bize muhabbetimizde de eşlik etti. gece ilerleyince de sabah nilüfer çiçeklerini görme hayaliyle girdik çadırlarımıza. Gece boyunca yağan yağmurun ve misafirliğimize sevinmiş eğlenen cırcır böcekleri ve kurbağaların cıvıltılarıyla huzur dolu bir uyku ile attık şehrin stresini üzüntümüzden. Sabah olup da yağmur ihtimali %90 olduğunu öğrenince hemen toplanıp döndük aracımıza. Bu kadar misafirlik yeter, su gibi gidin dercesine uğurladı bizi bu güzel orman bardaktan boşanırcasına yağan yağmuruyla. Biz de çok diretmedik ve koyulduk yola. Longozun kuzey girişinde bulunan Yeniköy’de sahil kenarı bir kahve de yaptık kahvaltımızı ve heyecanla beklediğimiz nilüfer çiçeklerini görme yürüyüşümüz için yola koyulduk. Az gittik uz gittik minicik derelerden geçtik ve sonunda nilüfer çiçeklerinin olduğu göle vardık. Ender bölgelerde yetişmenin verdiği edayla gölün ulaşılmaz kesimlerine çekilmiş nazlı ve çekingen nilüfer çiçeklerini görmek için sıraya dizildik. Gözümüzün gördüğü makinemizin çektiği kadarıyla fotoğraf çektikten sonra yağmurun tekrar başlamasıyla aracımıza döndük ve tekrar Yeniköy’e geldik. Burada sahil kenarındaki bir balıkçı da yemeğimizi yedikten sonra dönüş yolculuğu için aracımıza bindik. Aklımız gezdiğimiz yerlerin güzelliğinde, gönlümüz buradan ayrılmanın verdiği hüzünle dolu olarak ve inşallah yine geliriz umutlarıyla yola çıktık İzmir’e doğru.

Sırılsıklam olmamıza neden olan Longoz ormanına ve burada birlikte iyi vakit geçirmemizi sağlayan tüm  dağcılık grubu arkadaşlarımıza ve fotoğraflarıyla eşlik eden rehber Selman Çetin’e teşekkür ederim.

Stay up to date

Subscribe for email updates

Karacabey Yolu
16710 Bursa TR
Get directions

Rate and write a review

Your email address will not be published. Required fields are marked *