Lezzete Yolculuk

Düş, daha başından bir anıdır.

Seyahat Günlüğü

Ünlü Yazar Oruç Aruoba der ki '‘Düş, daha başından bir anıdır.’

Otobandan ayrılıp Urla’ nın huzur veren Ağaçlı Yol’ undan geçerken büyük bir hevesle planladığımız seyahatimizi anıya dönüştürüyor olmanın heyecanı vardı içimizde. Geçmişi oldukça eski zamanlara dayanan bu belde son yıllarda gastronomik açıdan cazibe noktası haline gelmesi sebebiyle ilgimizi çekmiş ve biz de bu deneyimi yaşamak üzere bir keşif yolculuğuna çıkmaya karar vermiştik. Gideceğimiz lezzet duraklarının birçoğuna özellikle de şef restoranlarına önceden rezervasyonlarımızı yaptırdık ve yola koyulduk.

Urla’daki ilk durağımız Yengeç Restoran. İskele’ de eski bir taş ev restore edilerek yapılmış ruhu olan bir mekan burası. Yemeğinizi yerken burnunuza gelen yosun kokusu, balıkçı tekneleri ve ağlarının görüntüsü salaş bir balıkçı atmosferi yaratıyor. Burada beni en çok cezbeden deniz ürünlerinin ve Ege otlarının her türlüsüyle yapılan yüzden fazla çeşit meze ve onlarca ara sıcak oldu. Dolayısıyla tercihimizi ara sıcak ve mezelerden yana kullandık. Gerçekten hepsi çok lezzetliydi ama benim en çok beğendiklerim bademli şevketi bostan, hindistan cevizli karides tempura ve hellimli levrek oldu. Yemekten sonra kahvenin yanında ikram ettikleri ev yapımı sakız likörü de harikaydı. Her şeyiyle memnun kalarak ayrıldığımız bu restoranın fiyat - performans dengesinin gayet iyi olduğunu söyleyebilirim.

Urla’daki ikinci durağımız Urla - İskele Berlin’ s. Buraya Urla’ da bulunduğumuz sürede birkaç kez uğradık. Mekan oldukça güzel tasarlanmış, öyle ki içerisinde bir zeytin ağacı bile var. Sıcak temmuz ayında ara sokakta olmasına rağmen püfür püfür esen bu barda buz gibi biralarımızı yudumlayıp hoş sohbetler ettik. Ancak böyle güzel bir barda kraft biraların da olmasını arzu ederdim.

Daha gideceğimiz yerler, tadacağımız lezzetler vardı. Ama bir günü de denize girmek için ayıralım istedik. Çeşme’ nin denizini çok sevdiğimden Ovacık’ ta bulunan Boheme Beach’ e gittik. Burası için de önceden rezervasyon şart. Mekan tasarımı oldukça hoş olmasına rağmen yemeklerinin pek lezzetli olduğunu söyleyemeyeceğim ve fahiş giriş ücretini hak ettiklerini de.

Bir sonraki durağımız Od Urla. Dışı tamamen cam duvarlı, yüksek tavanlı kapalı bir bölüm ve zeytin ağaçlarıyla çevrili harika bir bahçeden oluşuyor Od Urla. Masalar birbiriyle oldukça konforlu bir mesafede konumlanmış. İçeride odun fırınlı açık mutfak ve etrafında onu çevreleyen büyük bir şef masası bulunuyor. Biz tüm bu pişirme sürecine şahit olmak için şef masasında oturmayı tercih ettik. İlerleyen saatlerde de bahçe bölümüne geçtik. Azar azar birçok şey tadabilmeniz için bir tadım menüsü de var. Biz tercihimizi a la carte menüden yana kullandık. Sommelier bize seçtiğimiz yemeklere ve damak zevkimize en uygun olan şarabı tavsiye etti. Şefin tuzlu ikramlarıyla başladık ve masamıza gelen her yemek içeriğiyle ilgili bilgi verilerek servis edildi. Hemen hemen tüm yemeklerin içinde biraz ekşi, biraz tatlı, biraz kıtır lezzetler vardı ve bunları tadarken tüm bu farklı tatların birbiriyle nasıl bu kadar büyük bir uyum yakaladığına şaşkınlıkla karışık bir hayranlık duydum. Her şey çok lezzetli ve son derece şık bir şekilde sunulmuştu. Ben ise en çok et carpaccio, odun fırınında ahtapot ve naneli pastacı kremalı profiterolü beğendim. Son derece keyifli bir şekilde bu mekandan ayrılırken bizi Mercedesbenz’ in elektrikli araçlarıyla gideceğimiz yere kadar bıraktılar. Hatta önceden talep ettiğiniz takdirde sizi kaldığınız lokasyondan da gelip alıyorlar.

Sıradaki durağımız Hiç Urla. Zeytinin kutsallığına, şarabın büyüsüne, sofraların birleştiriciliğine inanıyoruz diyen bir ekibin toprağa, doğaya, insana duyduğu saygıyla gastronomi deneyimini ormandan tabağa sunduğu bir yer burası. Kendi zeytin ormanlarında ürettikleri zeytinleri işleyip bölgenin yerel tohumlarıyla katkısız olarak yetişen temiz gıdayla birleştirip mutfaklarına katmaları beni en çok etkileyen şey oldu. Seramik, şık tabaklar yine kendi üretimleriydi. Biz ilk olarak içinde yine yörenin mahsullerinden kuru et ve peynirler bulunan atıştırmalık tabağı ile başladık. Yanında karabaş lavantası reçeli ve karakılçık buğdayından ekmek vardı. Daha sonra kaktüs salatası, Urla’ nın long peyniriyle servis edilen marine bebek sakız enginar ve kaktüs meyvesi soslu uzun pişmiş keçi yedik. Özenli bir sunum vardı ve özellikle keçi etini çok başarılı buldum. Yanında tavsiye ettikleri Nif Bağları Bornova Misketi şarabı ise burunda bıraktığı koku ve damaktaki aromatik lezzetiyle muhteşem bir uyum sağladı yemeğimize. Buradan da büyük bir memnuniyetle ayrılarak bir kahve molası için Sanatçılar Sokağı’ nda yürümeye başladık.

Ara sokağa ayrılarak bir kapıdan içeri girdik ve muhteşem bir bahçeye çıktık. Burası Kepler Mahfel. 1800’ lü yıllarda bir Rum tüccarı tarafından yaptırılmış bir konak ve kocaman bir bahçe. Mandalina, nar, limon ağaçlarının altındaki bu samimi mekanda kahvelerimizi içip başka bir akşam canlı caz performanslarını dinlemek üzere tekrar gelmeyi dileyerek buradan ayrıldık.

Urla’daki son durağımız ise Kaptanoğlu Balık Restoran. Deniz kenarı bir masada güzel ve taze balıkların olduğu bu mekanın favorisi bizim için tereyağlı ahtapot güveç ve levrekli pazı sarma oldu. Rüzgarın hafif hafif estiği bu güzel temmuz akşamında denizin kokusu burnumuza gelirken dedik ki ‘ İyi ki Urla’ ya gelmişiz. ’

Bu güzel dileklerle gezimizi sonlandırırken bagajımıza bölgenin şaraplarından alıp koymayı da ihmal etmedik. Son olarak şunu söyleyebilirim: Fiyatlar evet biraz yüksek, özellikle de şef restoranlarında ama deneyim yaşıyorsunuz ve bence buna değer.

Yerel Rehber

Urla tarihi olarak üzüm bağcılığı'nın yapıldığı ve kaliteli şarapların üretildiği önde gelen yerlerden biridir. Bir süre önce burada bağcılık ve şarapların kalitesinin bilinmesi için Urla bağ yolu projesi yapılmış. Urla-Kuşçular ve Yağcılar güzergâh parkuru yaklaşık 26 km. Üzerinde bir tura katılabilir ve tadım yapabileceğiniz, şaraplık, sofralık bağ evi işletmelerine uğrayabilirsiniz. Yetiştirilmesi ve üretilmesi için uzmanlarından bilgi alabilirsiniz. Aktif ve sporu sevenler bisiklet ve yürüyüşle, ayrıca isteyen araçla burayı keşfetmesini tavsiye ederim. Linke bakınız lütfen

Burada yetiştirilen şaraplık üzümler; Cabernet Sauvignon, Merlot, Syrah (Şiraz), Chardonnay, Alicante Bouchet, Sangiovese, Nero D’avola, Türk kaynaklı olan; Boğazkere, Bornova Misketi ve Sultaniye üzümleridir.

Yaşları 300 ile 2000 yaş arasında değişen Urla’da halen var olan Ölmez ağacın meyvesi zeytin, barışın simgesi zeytin dalı, sağlığın ve lezzetin diğer adı zeytinyağı başta Ege bölgesi ve sonra Urla ve tüm Anadolu toprakları en iyisinin yetiştirildiği ve zeytinyağının antik tarihlerde doğduğu topraklardır. Tarihçilere göre buradan Akdenize yayılmıştır. Urla, Klozomenai antik kenti eski çağlardan kalan modern işliğe sahip nadide bir bir yerdir. Urla’da kalan tek bir değirmende zeytinyağının çalışan eski değirmen taşlarda işlenmesini görebilirsiniz. Urla zeytin yolu rotası tıpkı bağ yolu gibi 3 farklı etapta keşfedilebilir. Linke bakınız

Urla Enginar festivali, 2021 de 22-25 Nisan arası düzenlendi. Her yıl düzenli olarak lezzetli Urla’ya özel Sakız Enginar’ını yerel dernekler, kurumlar, ev hanımları yöreye özgü zeytinyağlı dolma ve kuzu etli enginar yemeklerinden başka börek, tatlı gibi bir sürü alternatif yaparak sergilerde tadım yaptırıyor ve satıyorlar. Ayrıca mutfak workshoplar ve müzik dinletileri renk katıyor. Enginarlardan bolca da satın alma şansınız oluyor. Daha fazla bilgi için Linke bakınız

Konu Urla’nın ne ile meşhurdura gelirse, Urla Katmeri’ni denemelisiniz. Saç üzerine zeytinyağ gezdirilmiş yumurta ve hamur ile yapılan, patates, kıyma, peynirli gibi çeşitleri olan, çıtır çıtır bir lezzet. Urla İskele ve tarihi Malgaca çarşısında bulabilirsiniz.

Öne Çıkanlar
  • Denize girmek için çevredeki koylar veya Çeşme tercih edilebilir.
  • Sanat Sokağı’ nda bulunan el yapımı ürünlerin satıldığı tezgahlar, dükkanlar ve tasarım butiklerinden alışveriş yapılabilir.
  • Hiç Urla’ dan kendi üretimleri olan zeytinyağı ve seramiklerden satın alınabilir.
  • Urla Enginar festivali, her yıl düzenli Sakız Enginarı tanıtım sergileri.
  • Bağ bozumu şenliği, Ağustos ayında her yıl değişen tarihlerde düzenlenir.
İpucu ve Tüyolar
  • Urla İzmir’ e 35 km uzaklıktadır. İzmir’ e karayolu, havayolu ve tren yoluyla ulaşım sağlayabilirsiniz. Özel aracınızla gelecekseniz İzmir’ den Çeşme otobanına girerek ortalama 30 dakikada Urla’ ya ulaşabilirsiniz. İzmir’ den Urla’ ya dolmuş ve Eshot otobüs seferleri de bulunmaktadır.
  • Konaklama için pansiyon, otel, bağ evi gibi birçok farklı seçenek mevcut. Airbnb’ den ev ya da oda kiralayabilirsiniz. Uygun fiyatlı seçenekler de var.
  • Restoranlar için mutlaka önceden rezervasyon yaptırmak gerekiyor.
  • Od Urla’ nın kendine ait bir misafirhanesi ve Mercedesbenz’ in elektrikli araçlarıyla servis hizmeti var.
  • Hiç Urla’ nın düzenlediği doğadan kendiniz toplayıp özel lezzetlerin yapılışı ile ilgili deneyim yaşamak isterseniz eğitim atölyelerine katılabilirsiniz. Etkinlik takvimi için: Takvim için linki takip edin
  • sudarshangulsah
    Ağustos 10, 2021 at 7:56 pm

    Ne güzel bir yorum bu böyle☺️

Yorum ekle
Konum