Seyahat Günlüğü

Sakin bir hava ve deniz! Çadırın fermuarını açtığımda mis gibi hava ile kendime geldim. Dün merkezden yöre insanı bir teyzeden aldığım bir kesekağıdı lezzetli siyah üzümler ile canlanmıştım sanki. Cumartesi sabah 11 civarı, Runtheislandbozcaada yüzme yarışı için sahile biraz erken gelmiştim. Önce rotayı ve kuralları anlattıkları brifing ve sonra yarışma için diğer hazırlıklar derken, Ayazma sahilinde, yarışma saati yaklaşmıştı.
Altın sarısı incecik doğal kumları, hemen aşağıda kumsaldan sonra uzanan masmavi Ege Denizi, Bozcaada’nın güney tarafında ve hem de Eylül ayında dingin bir hava, deniz yüzmek için herşeyi vaad ediyordu. Buralara 10 yıl kadar önce keşif ve kamp amaçlı Zirve Dağcılık Doğa sporları klübümle gelmiştim, anılarımda hep o yeniden gel! çağrısını işittim. Ege’nin kuzeyden esen hafif serin meltemi, bağları, tarihi şarapları, nefis üzümleri ve taze deniz ürünleri. Bir o kadar soğuk ama berrak denizi. Büyüleyici gün batımında Polente fenerinde olmak ve arkadaşlarla birer kadeh muhabbet etmek…
Start verildi ve 70 kişi civarı yüzücü birbirine vura çarpa koşturarak suya girdik. Tenedos namı diğer Bozcaada’ya dönüşüm biraz coşkulu başladı… Serotonin ve endorfin patlamasıyla kumlara serildiğimde, sıcak güneşin altında açıktan geçen gemilerle hayallare daldım…
Tabi ya dedim, Ayazma koyu ve gemiler! Bundan tam 3200 yıl kadar önce, tam da bu sahilde gizlenen yüzlercesi biraraya gelen filonun binden fazla gemisi önemli bir haberi bekliyordu. Bunlar 10 yıldan beri savaşmakta oldukları düşmanları Troyalıları yenmek için en son kozlarını sahaya sürmüşlerdi. “Tahta bir at”, sadece Anadolu anakarasındaki sahilden 5 km açıktaki Tenedos adasında, tahta bir atın içindeki en iyi savaşçılarının, yıkamadıkları kaleye içeriden girerek, kapılarını açmasını umuyorlardı. Umdukları gibi, savaşta yenilmiş izlenimi vererek, tanrılara sunulmuş bir hediye/adak gibi tahta bir atı bırakıp öylece çekip gitmişlerdi. Zafer sarhoşluğu içinde, geçilmez sandıkları surların içinde eğlenen halk başına geleceklerden habersiz, tahta atın etrafında dans ediyordu…
Ayazma plajında bu mitolojik hikaye birden bire düşmüştü aklıma ve Homeros’un Iliad adlı eserinde savaşın son 54 gününde Bozcaada’nın adak kesilen, gizlenip kamp yapılan güney sahillerinden bahsediliyordu. Ne plaj ama dedim! İncecik kumlar, biraz soğuk ama berrak dibi görünen Ege denizi çok bakirdi ve M.Ö 1200 yıllarına giden tarihiyle büyüleyiciydi.
Eylül ayı başlarında her yıl Bozcaada bağ bozumu festivali olur, keşke bir hafta erken gelebilseydim üzümlerin traktörler, at arabaları ile toplanıp köy meydanına getirilmesi ve gösterileri izleyebilirdim. Bunu kaçırdım belki ama aynı gün öğleden sonra 10k koşu yarışının son 1,2 km nefes nefese geçerken ünlü bağyolundan geçecegini bilmiyordum. İşte Evliya Çelebi’nin seyahatnamesinde anlattığı dünyanın en lezzetli şarabı ve sofralık Çavuş üzümü sadece buraya özgü havasında yetişiyordu yüzyıllardır.
Truvalılar tahta bir at oyununa gelip efsane oldular belki ama Bozcaada plajları, enfes deniz ürünleri, üzümleri ve tüm güzelliği ile ışıldamaya devam ediyor. Bu arada adadaki kurabiyeler ve tatlılar çok farklı adaya özgü özellikler taşıyor. Sadece fotoğraflarda ve yazılarda kalmasın.

Yerel Rehber

Bozcaada kalesi, adanın kuzeyinde yer alır ve surları feribotla vardığınızda tüm görkemiyle sizi feribot iskelesi yanında karşılar. Fenike, Venedik, Cenevizlilerin yaptığı ve kullandığı varsayılan kale ve surları 1455 yıllarında 2. Mehmet yani Fatih döneminde Türklerin eline geçer.
Bozcaada bağları, üzümleri, şarapları, az nemli iklimi, kuzeyden esen rüzgarı, killi kumlu toprağı dünyaca ünlü lezzetli Çavuş üzümünü yüzyıllardır bu topraklarda yetişir. Şaraplık üzümler; kırmızı olanlar Karasakız, Karalahna, Shiraz, Charbet Sauvignon gibi…olurken, beyaz olanlar; Alphonse, İlkeren, Royal, Usulu gibi…
Bağyolu, adaya özgü kuntra asmalar, taraçalı geleneksel sağlı sollu bahçelerden geçerek hem tadım yerlenin arasında dolaşma hem de günbatımında fenerde olma şansı yakalayacağınız 1 km lik bir yürüyüş yoludur.
Günbatımı ve Polente feneri, 17 adet rüzgar gülü türbinin yer aldığı adanın batı ucunda tarihsel Polente Fenerinde, harika güneş batımı eşliğinde sevdiklerinizle keyifli saatler geçirebilirsiniz. Yanınızda şezlong, kadeh ve ada şarabı olması harika olur. Aklınızda olması açısından şarap firmalarının bazıları günbatımı turları adı altında turlar ogranize edebilirler.
Rüzgar sörfü ve kitesörf deneme olanağı bulamasam da meraklısına uygun rüzgar alan Çayır Mevkii iyi bir ortam sağladığını ve Ayazma plajında da bu tür eğitimler verildiğini duydum.
Tüple Dalış veya şnorkel için çok nadir olarak kıyıdan buna imkan veren şanslı bir adadasınız. Sulubahçe ve Akvaryum Koyu’nu ve diğer adı Mermer Burnu sayabilirim.
Adadaki plajlar, koylar eşsiz güzellikte kum ve denize sahip. Ayazma plajında; şezlong, şemsiye kiralanabilir. Cankurtaranı bile var. Bir kaç adet restoranda ihtiyaçlar karşılanabilir. Habbele koyu ve Sulubahçe koyu plajı daha bakir ve doğal aynı şekilde ve Ayazma koyuna 10,15 dakika yürüme mesafesinde. Akvaryum, Beylik koyu, Tuzburnu, Poyrazlimanı gibi koyları denemedim ama İçinde balıkların görülebildiği turkuaz Akvaryum mermer burnu’nu görmeyi isterdim.

Öne Çıkanlar

Araştırdığımda Bozcaada’nın 2010 yılında Conde Nast Traveller derigisi tarafından dünyanın en güzel ikinci adası ve 2012 yılında dünyanın en güzel 8 adasından biri olarak seçildiğini not düşelim.
Evliya Çelebi seyahatnamesinde adanın şaraplarını üzümlerinin dünyanın en iyisi en lezzetlisi olduğunu yazmış.
Adadaki ekili alanın yüzde 80’I bağcılığa ayrılmış.
Her yıl Eylülün ilk haftası Bağ bozumu festivali yapılır.
Adada etkili olan rüzgar, kuzeydir ve adı Ethezyen olarak da geçer. Egeliler bunu Meltem olarak da bilirler.
Homeros’un İliad adlı mitolojik Troya savaşına konu olmuş eserinde Tenedos ismiyle bir kaç kez geçer.
Bozcaada yarı Maratonu Mayıs ayının 2. Haftasında ve Runtheislandbozcaada Eylül’ün ikinci haftasında yapılıyor.

İpucu ve Tüyolar

Bozcaada’ya gelmek için Çanakkale Geyikli arabalı feribot iskelesine ulaşmanız gerekiyor. Çanakkale Ezine ve Çanakkale Merkez’den minibüsler ile gelebilirsiniz. Özel arabası ile gelenler için sezonda geri dönüş rezervasyon uygulaması olduğunu hatırlatalım. Bunun için 4440752 numarayı aramanız gerekiyor. Sefer Saatlerive ek seferler için linke bakınız.
Bozcaada’nın iç taraflarına gitmek için feribot iskelesinin çıkışında minübüsler var; Ayazma plajı ve Sulubahçe, Habbele, Akvaryum koyu, Günbatımı-Polente fenerine günün saati ve mevsim sezonuna göre çalışırlar.
Bozcaada için bisiklet, scooter, atv kiralayabilirsiniz. İki firma var. Akyüz ve de Güney araç kiralamak için arayın lütfen.
Uzun zamandır kendi çadırımla, yeşilin mavinin içinde uyanmadığımdan, Ayazma ve Sulubahçe plajına 250 mt uzaklıkta, manzarası, huzuru kadar; restoranı, otoparkı, banyo ve tuvaletleri ile temiz ve uygun fiyatlı Ada Kamping, kamp severlere tavsiye edilir. Bunun dışında Ada’nın doğal, sakin ve çekici konaklama yerleri var. Bunun için @bozcaadagezginleri sosyal medya adresini ziyaret edebilirsiniz.
Akşam yemeğinde, yerel taksici arkadaşın tavsiyesi ile Şükrü Usta Lokantası, Çınar altı çaycısı meydanında, yemeklerinin lezzeti ve fiyatlarının uygunluğu ile tavsiye edeceğim yerdir.
Gece yarısından sonra bile bahçesi dolu olan Meydani Pastanesi enfes bir sütlü tatlı ve diğer çeşitler için önerebilirim.
Doğal lezzet olarak başta sofralık üzüm ve şarapları tatmanızı, nefis deniz ürünlerini mesela üzüm yaprağında sardalye gibi. Kalamar dolma, kömürde ahtapot gibi adaya özgü menüleri denemeniz iyi olur. Adanın tatlıları da enfes. Sütlü tatlısı harikaydı ama kurabiyeleri de mesela Bozcaada bademlisi gibi çeşitler damağı şenlendiriyor.
Invino Bozcaada İtalyan Restoranına tavsiyeler aldım ama deneyemedim. Burada deniz ürünleri, tapas denenmesini tavsiye ederim.
Çınar altı meydanında, çay ve kahve ile kendinize mola vermeyi ihmal etmeyin.

  • Henüz yorum yok.
  • Yorum ekle

    Konum