Seyahat Günlüğü

Bir zamanlar Halikarnassos denilen Bodrum’da beyaz badanalı evlerin arasından geçerek güzelim sahillere ulaşın ve ayaklarınızı soğuk suya sokun. Sizi kucaklayan masmavi denize bakın. Beyaz yelkenli yatlar, lüks gemiler geçip gidecek, masmavi sular ayaklarınızın altında oynaşacak ve rahatlayacaksınız. Sıcağın altında güzel bir içecek alın ve gözlerinizi yumun. Dalgaların usul usul seslerini dinlerken sizi tarihi bir yolculuğa çıkaracağım.

Halikarnassos’da Artemisia adında bir kadın hükümdarın ordusunda asker olduğunuzu hayal edin. Hükümdarınız daha yeni kocasını kaybetmiş ve ufacık bir oğlu var. Bu yüzden bu güzel sahillerle dolu, verimli bahçelerle kaplı Karialıların yaşadığı bu şehre kendisi hükmediyor. Pek sevilen Heredot onun hakkında hep övgüyle bahsediyor. Çünkü Kraliçe Artemisia çok cesur ve çok akıllı bir kadın. Gökyüzü Bodrum mavisi, deniz pırıl pırıl. Büyük savaş öncesi birkaç gününüz var. Zamanınızı güzel geçirmek istiyorsunuz.

Önce Bodrum merkezde denize giriyorsunuz. Ardından sırayla Bitez, Ortakent, Akyarlar ve Yalıkavak’ı geziyorsunuz. Bir daha ülkenize dönüp dönmeyeceğinizden emin değilsiniz. Tadını çıkarmak istiyorsunuz. Bodrum mandalinası yiyorsunuz. Kendinize güzel ve sağlam deri bir sandalet alıyorsunuz. Ticaretini yaptığınız zeytin ağaçlarının arasında yürüyor ve çam balı yiyorsunuz. Öğlen yemeği için turp otu salatası, sarmaşık kavurması ve ebegümeci kavurması yiyip kalamar yemeyi de es geçmiyorsunuz. Bilmiyorsunuz ki asırlar sonra bile bu yemekler hala Bodrum’un ünlü yemekleri olacak.

En son Gümüşlük’e gidiyorsunuz. Siz oraya Myndos diyorsunuz. Stadyum ve tiyatroyu geçiyorsunuz. Karşınızda bir ada görüyorsunuz. Eteklerinizi kaldırıp denize giriyorsunuz. Dizlerinize kadar gelen yolda yürüyüp adaya çıkıyorsunuz. Bu yoldan geçen çok kişi olacak, çok sonraları bile insanlar denizin içinden yürüyerek adaya geçecek ama tabi ki bunu bilmiyorsunuz. O geleceğin insanları bu adaya yüzyıllar sonra Tavşan adası veya Asar adası diyecekler. Limanı kontrol eden uzun bir kulenin olduğu adaya çıkıyorsunuz. Taş binaların arasında seramik vazolar satan tezgahlar var. Adanın suyunu karşılayan büyük su sarnıçlarından su içiyorsunuz. Gözlerinizi güneşten korumak için kısıp etrafa bakıyorsunuz. Adayı çevreleyen surlar, büyük liman ve pek çok taş binanın ileride depremden yıkılacağını ve sular altında kalacağını bilseniz üzülür müydünüz? Üzülmeyin, uzak gelecekte olacak, sizi hiç etkilemeyecek. Gelecekte bu güzel adanın ziyaretçilere kapalı olduğunu bilseniz bence asıl o zaman üzülürdünüz.

Ardından evinize; Bodrum merkezdeki limana bakan kaleye dönüyorsunuz. Katılmanız gereken bir savaş var. Kraliçeniz Pers kralının yanında Yunanlılara savaş açtı ne de olsa. Bugünkü Atina’ya yaklaştığınızda savaşın şafağında Pers kralı Kserkses ona katılan tüm hükümdarlara fikirlerini soruyor. Tüm o deniz amiralleri Pers kralına korkudan bir şey diyemiyorlar. Ama sizin kraliçeniz bilge ve akıllı bir kadın. Açık açık deniz savaşı yapmayalım diyor. Yunanlılar deniz savaşında üstündür diyor. Pers kralı diğer komutanlarının düşündüğünün aksine bu güzel kraliçenizin zekasına hayran oluyor ve en çok onun tavsiyesini beğeniyor.

Ama savaş kaçınılmaz. Ordular kırılıyor, gemiler parçalanıyor. Bir bakıyorsunuz ki bir Yunan gemisi doğruca sizin üstünüze geliyor. Hemen Kraliçenize söylüyorsunuz. Artemisia kaçacak yeri olmadığını fark edince taktiksel olarak yanındaki kendi gemilerinden birinin üzerine bindiriyor ve onu batırıyor. Bunu gören Yunan gemisi sizin geminizi kendi tarafında sanıyor ve peşinizi bırakıyor. Bunun üzerine de düşmanınızı takip edip yok ediyorsunuz. Artemisia’nın gemisinin nasıl zekice savaştığını izleyen Pers kralı o gün şu sözleri söylüyor. “Erkekler bugün kadın gibi, kadınlar da erkek gibi davrandılar.”

Ve Artemisia dünyanın ilk kadın deniz amirali olarak anılıyor. Bunları Bodrumlu Heredot yazıyor ve Tarih isimli kitabı yüzyılları aşıp günümüze geliyor. Günümüze dönelim ve Bodrum sokaklarında dolaşalım. Asker kahramanımızın ve kraliçesi Artemisia’nın giydiği gibi deri bir Bodrum sandaleti alalım. Sıcak külah içinde servis edilen bir dondurma yerken tarihe devam edelim.

Ne ilginçtir ki yıllar sonra Bodrum’a bir Artemisia daha hükmetti. 2.Artemisia ise ölen kocası Mausolos adına ünlü mezar anıtı Halikarnas mozolesini yaptırdı. Bu mozole dünyanın yedi harikasından biridir. Büyük bir komutan olan Artemisia kocasından sonra ülkeyi tek başına yönetti. O da ölünce kardeşi tahta geçip diğer kız kardeşi Ada’yı ise Alinda’ya sürdü. Alinda şehri ise günümüzde Aydın ilinin Karpuzlu ilçesinde yer almaktadır. Prenses Ada bu şehirde yaşarken o meşhur Büyük İskender’in muazzam fethi başladı. Ama Prenses Ada şehri İskender’e teslim etti ve bunun üzerine İskender ona tüm Bodrum’u verdi.

İşte bu Prenses’in mezarı ve canlandırması Bodrum kalesinde yer almaktadır.

Bodruma her yaz gittiğimde Bodrum kalesini ve özellikle de Prenses Ada’yı ziyaret ederim. Mezarının, kemiklerinin ve canlandırmasının yanında onun hazinesinden parçalar sergilenmekte. Özellikle altın taç harikulade. Prenses Ada çok şanslı bir kadın, çünkü hem Dünyanın Yedi Harikası’ndan birini görmüş hem de İskender’le tanışmış, hem de Bodrum’da yaşamış. Kim Bodrum’u ziyaret edip de ah, burda kalsam ve hep burda yaşasam diye düşünmez ki.

Dünyanın yedi harikasından biri olan bu mezarın şimdi yalnızca temeli yer almaktadır. Çünkü anıt mezar depremde yıkıldıktan sonra mezarın parçalarını Saint Jean Şövalyeleri Bodrum kalesini 1402’de inşa etmek için kullandılar. Küçük bir Selçuklu kalesinin olduğu yere bugün tam bir Ortaçağ kalesi olan Bodrum kalesini inşa ettiler. Bu da tam ünlü Ankara savaşının olduğu ve Timur’un Anadolu’yu fethettiği döneme denk geliyor. Hatta Cem Sultan, 2. Beyazıd’a isyan ettiğinde bu kaleye sığındı. Oradan Rodos’a sonra da Roma’ya giden Cem Sultan’ın hayatı da zaten trajiktir. Bodrum ise ancak Kanuni Sultan Süleyman zamanında fethedilmiştir.

Bugün denize sıfır olan kalenin surlarında yat limanının manzarasını, geçip giden gemileri izleyebilirsiniz. Bahçesinde yer alan bembeyaz tavus kuşlarına hayran kalıp, sıra sıra su kuyularının arasında dolaşabilirsiniz. Uzun merdivenleri aşarken hayalinizde eski zaman şövalyelerinin yaptıkları savaşları canlandırabilirsiniz. Prenses Ada’nın mezarını ziyaret edip kalenin içinde yer alan Sualtı Arkeoloji Müzesindeki batıkları görebilir, kuleleri dolaşabilirsiniz.

Ve yüksek surlarından Bodrum’un ünlü beyaz badanalı evlerine bakarken Cem Sultan’ın da aynı yerde hırsları ama aynı zamanda da edebi kişiliğiyle güzel bir şiir okuduğunu hayal edin. Muhtemelen onun kalbi de Bodrum’da kalmıştır.

Yerel Rehber

Halikarnas Mozolesi: Dünyanın yedi harikasından biri olan Mozolenin temel kalıntıları Bodrum yat limanına yakın Turgut Reis caddesi üzerinde yer almaktadır. Anıt mezar depremle yıkılmış ve parçalarını Saint Jean Şövalyeleri Bodrum kalesini 1402’de inşa etmek için kullanmışlar. Ancak Artemisia ve Mousolos’un heykelleri ile normalde anıtın tepesini süsleyen atlı arabanın parçaları bugün Londra British Museum’da sergilenmektedir.

Bodrum Kalesi: Menteşeoğullarına ait olan bölgede Selçuklu kalesi ve yapıları bulunmaktaymış. Sonra Saint Jean Şövalyeleri tarafından bölge ele geçirilince Osmanlılara karşı bölgeyi korumak için Bodrum kalesi inşa edilmiş. Kale Kanuni Sultan Süleyman tarafından feth edilip tekrar Türklerin eline geçmiştir.

Bitez: Bitez plajı ve dondurması ile ünlüdür. Farklı aromalardaki dondurmaları denemelisiniz. Bodrum’un diğer koylarından daha sakin bir beldedir. Plajlarda güneşlenip denizinde serinleyebilirsiniz. Sığ bir denizi var. Çocuklu aileler için çok uygun.

Aspat koyu: Aspat koyu’nda denize bitişik dik bir şekilde yükselen bir dağ göreceksiniz. Orası Aspat Dağı. Tepesinde çevreyi gözetlemek için kurulmuş kale kalıntıları bulunmakta. Çıfıt Kalesine çıkmak kolay olmasa gerek. Ben denemedim, ama macera severler çıkabilir. Türküyü de bilen bilir; “Burası da Aspat değil Halilim, Aman Bitez yalısı.” Yemyeşil dağın gölgesinde denize girmek çok hoşunuza gidecek.

Ortakent: Adından da anlaşılacağı üzere Bodrum’un tam ortasında yer alan Ortakent, Bodrum’un en uzun sahil şeridine sahip. Yahşi ve Camel plajları bulunmakta. Dibeklihan Kültür ve Sanat Köyünde el işi ürünlerden alabilir, etkinliklere katılabilirsiniz. Su Parkı ve su sporları ile ünlü bir yer. Eski ismi Müsgebi’dir. Bu ismin de mandalina bahçelerinin güzelliğinden ve mandalinalarının kokusundan dolayı olduğu söylenir.

Yalıkavak: Eskiden sünger avcılığı yapılan bu belde artık tamamıyla turizme teslim olmuş durumda. Plajı Bodrum’un her yerinde olduğu gibi güzel ve yine bol rüzgarlı. Deniz tatilinin yanında önerim Sandima köyüne gitmek. 600 yıllık bu eski Türkmen köyü sakinlerinin Yalıkavak’a göç etmesi sebebiyle boş kalmış. Bomboş hüzünlü pencerelerin sizi izleyeceği eski taş evleri ziyaret ederseniz yer yer kendinizi zaman yolculuğu yapmış gibi yer yer de farklı bir boyuta geçmiş gibi hissedebilirsiniz. Gitmek için dağ yamacına doğru yürümekten ve ayaklarınıza güvenmekten başka çare yok.

Gümüşlük: İşte burası benim favorim. Çünkü o minik adası, denizin içindeki ağacı ve tarihi kalıntıları ile çok samimi ve güzel bir yer. Adaya çıkmak yasak. Tabelalarla yasaklanmış ama insanlar denizin içinde yürüyerek adaya çıkıyorlar. Denizin içindeki taş duvarları ve adadaki kalıntıları uzaktan görebilirsiniz. Umarım bir gün tüm tarihi kalıntılar gün yüzüne çıkarılır ve hak ettiği değeri bulur.

Öne Çıkanlar

  • Ünlü tarihçi Heredot Bodrumludur. Tarih adlı kitabında Bodrum kraliçesi Artemisia’dan övgüyle bahsetmektedir ve onunla çağdaştır. Okuduğumuz tarih kitaplarının ve pek çok bilginin ana kaynaklarından biri Heredot’un kitabıdır.
  • Bodrum kalesinin içinde dinlenebileceğiniz oturma yerleri yapılmış. Bir kahve alıp bir ağacın gölgesinde oturun ve tarihi hissedin. Tavus kuşları yanınızdan geçecek ve rüzgar belki de şövalyelerin fısıltılarını getirecek.
  • Bodrum dondurması çeşitliliği ve tadıyla ünlüdür.
  • Deri sandaletlerden alın. Çünkü Hollywood ünlüleri bile o sandaletlerden giydi. Kraliçe Artemisia’lar da giymiştir diye düşünebiliriz.
  • Ege bölgesinin otlu yemekleri ve salataları çok ünlüdür. Deniz börülcesi, turp otu salatası, sarmaşık kavurması ve ebegümeci kavurmasını deneyin. Deniz ürünlerinden bol bol yiyin. Deniz börülcesi ilk kez tadanlara oldukça garip gelen bir yiyecek. Ama sonrasında her yaz tatilinde arayacağınız bir lezzete dönüşecek.
  • Bodrum’da deniz soğuktur. Buna bünyenizi hazırlamanızı tavsiye ederim. Soğuk ve pırıl pırıl temiz denizde yüzerken muhtemelen iç geçirip Bodrum’a yerleşsem hayatım ne güzel olurdu gibi hayaller kuracaksınız. Bunu pek çok insan hayal ediyor, bilmelisiniz.

İpucu ve Tüyolar

  • Kaleye girerken müze kartı alırsanız güzel sahillerimiz boyunca gezerken diğer tarihi yerlere de ücretsiz girebilirsiniz. Deniz, kum ve güneşe nerede tarihin eşlik edeceği belli olmaz.
  • Tüm sahil şeridini dolaşmalısınız. Her birinden ayrı keyif alacaksınız. Bitez, Ortakent, Akyarlar, Yalıkavak en bilinenler. Hepsini dolaşmak için araba ile seyahat tavsiye edilir.
  • Bodrum sezon boyunca çok rağbet gören kalabalık bir tatil bölgesidir. Mayıs ve Eylül aylarında daha sakin olmakta ama deniz de hepten soğumaktadır. Ancak yüksek sezonda gittiğinizde bile Bodrum’da sakin bir köşe bulmanız mümkündür. Çünkü pek çok plaj ve pek çok işletme var. Ancak tabi ki kalabalıktan ve eğlenceden zevk alacağınıza eminim.
  • Turlara katılabilirsiniz. Berrak koylara ve Yunan adalarına turlar olduğu gibi At safari, Jeep Safari gibi turlar da bulunmakta.

  • Henüz yorum yok.
  • Yorum ekle

    Konum

    • Çar??, Bodrum Kalesi, Kale Caddesi, Bodrum/Mu?la, Türkiye