Seyahat Günlüğü

Danimarka, dünyadaki en mutlu insanların yaşadığı ülkelerden biridir. Ziyaretimden sonra bunun nedenini kolaylıkla anladım. İskandinavya’nın incilerinden Danimarka, refah seviyesi, yaşanabilirliği, doğası ve birbirinden zengin değerleriyle seyahat severleri her zaman kendine çekmeyi başardı. Kesinlikle benim de “iyi ki gittim” dediğim ülkelerden biri oldu. Kopenhag, ülkenin en kalabalık şehridir. Bir fotoğraf sever olarak bugüne kadar gittiğim yerler arasında fotoğrafladığım en estetik şehir olduğunu söylersem yalan olmaz. Estetikliğini birbirinden renkli binalarından, onların yan yana gelerek oluşturduğu göze hoş gelen manzaralardan, şehrin içinden geçen ve bu renkli binalarla müthiş bir uyum yakalamış olan kanallarından alır. Aynı zamanda kanal kenarlarında dolaşan sevimli ve dünya tatlısı ördekleri ile karşılaştığınızda fotoğraf çekmekten kendinizi alamayacaksınız.

Kopenhag her ne kadar bir metro ulaşım ağına sahip olsa da, gezmesi en kolay şehirlerden biridir. Diğer bilinen Avrupa şehirlerine göre daha küçük ve sadece yürüyüşle kolaylıkla keşfedilebilecek bir yerdir. 

Kanallar arasında, parklarda ve canlı sokaklarında.. Her adımda bu şehirde hayatınızda hiç olmadığı kadar yürümekten zevk aldığınızı hissedeceksiniz. Bisiklet sürmek de şehri keşfetmenin en güzel yollarından biridir. Bir anlığına da olsa kendinizi Amsterdam’da hisseceksiniz. 

Ayrıca bir gün şehirdeki kanal turlarından birine katılıp, manzaraların güzelliğini suyun üzerinde giderken de çıkartabilirsiniz.

Nyhavn & Christianshavn en ünlü kanalları arasındadır. Özellikle Nyhavn şehrin en çok bilinen yeridir; sağında ve solunda bulunan renkli binaları, kanalda bulunan ahşap gemileri ve çevresindeki keyifli restoranları ile ikonik bir turist bölgedir. Sırf burada, çevreyi ve gelen geçen insanları seyrederek saatlerce zaman geçirebilirsiniz.

Kopenhag, fotoğrafçıların gözdesidir. Gerek profesyonel gerek amatör olup fotoğrafçılık ile yeni tanışan herkes için mükemmel bir tercihtir. Kendi açımdan fotoğraf makinemi alıp gittiğim ilk ülkelerden biriydi ve fotoğraf çekmeyi adeta orada öğrendim. Her girdiğim sokakta, kanalda, parkta elim kendi kendine deklanşöre doğru gidiyordu, çekecek mutlaka bir şey buluyordum. Kopenhag bu açıdan tam bir ilham kaynağıdır. Benim için Japonya’dan sonra kameram ile epey haşır neşir olduğum 2. yerdir.

Kopenhag’ın sokaklarına kesinlikle ayrı bir paragraf ayırmak gerekir. Sokaklarında dolaşırken zamanın nasıl geçtiğini asla anlamayacaksınız. Bu nedenle plan yaparken sırf sokakları için en az yarım gün ayırmalısınız. Tabii ki hepsini gezemezsiniz. En çok bilinenler ve fotoğraflananlar arasında fotoğrafik: Magstræde keşke bu sokakta otursaydım diyeceğiniz rengarenk Olufsvej birçok bar ve restorandan oluşan müzik ihtiyacınızı doyuracak Blågårdsgade huzur dolu Elmagade, Christianshavn kanalının yanında uzanan Overgaden Oven Vandet turuncu ve kırmızı binalarıyla, Amagergade en havalı sokaklardan biri olan, Jægersborggade; uzun Strøget, Sankt Peders Stræde ve Larsbøjrnsstræde sokaklarının kesiştiği kavşak çevresi bulunur.

Keyifli zaman geçirmek, yorulan ayaklarınızı dinlendirmek, acıkan midenizi doyurmak ve yerel tatları denemek için canlı bölgeler olan Nørrebro ve Vesterbro'ya mutlaka uğrayın. Çevresi daha sakin bir yer olan şehrin en yeşil bölgesi Østerbro'da huzurlu parkları ve bisiklet yollarıyla yeniden şarj olun.

Eğer zamanınız bol ise, Kopenhag’a yakın Danimarka’nın diğer gözde şehirlerinden Aarhus, Aalborg and Odense'yi ziyaret edebilirsiniz.

*Daha fazla fotoğraf için, fotoğraf hikayemi ziyaret edebilirsiniz. Kopenhag'ın Çekici Renkleri.

 

*For more photos, you can check out my photography album via Charming Colors of Copenhagen.

 

Yerel Rehber

Kopenhag her ne kadar küçük bir şehir olsa da, birbirinden önemli yapılara ve değerlere ev sahipliği yapar. Vakit ayırabildiğiniz kadarını mutlaka görün.

NYHAVN: 17.yüzyıldan kalma sahil bölgesi olup eski ahşap gemileriyle ve tarihi bina ve restoranlarıyla şehrin en canlı yeridir. Özellikle gün batımından sonra hayat bulur, yanan akşam ışıklarının çevredeki renklerle harmonisi görülmeye değerdir.

CHRISTIANSHAVN: Nyhavn kanalından sonra şehrin en çok bilinen kanalıdır ve Nyhavn’a göre epey büyük bir alanı kapsar. Renkli evler, rüzgarsız bir günde suya düşen yansımalar, birçok tekne ve botun sıra sıra dizildiği sular ve insanın içine dinginlik veren bir çevre. Nyhavn’dan sonra Christianshavn, sizi şehre daha da bağlayacak.

VOR FRELSERS KIRKE: Kopengan'ın en ünlü kiliselerinden biri, Church of Our Saviour, olarak da bilinen, bir kısmı dışarda olan spiral merdiveni ile ünlü bu kilise Kopenhag’ın en bilinen kiliselerindendir. 360° panoraması ile muhteşem bir şehir manzarasına sahiptir.

RUNDETÅRN: Merkezde bulunan Round Tower 17. yüzyıldan kalma bir astronomik gözlemevidir. Kopenhag’ın en önemli tarihi yapılarından biri olup, yukarı sarmal bir koridordan çıkılmaktadır. Her ne kadar terastan görülen manzaralar harika olsa da, içerisi de bir o kadar fotoğraflıktır.

AMALIENBORG: Geçmişte olduğu kadar şimdi de Danimarka Kraliyet Ailesi’nin evidir. Meydanda muhafız nöbet değişimini izleyebilir ve müzede kraliyet tarihini yakından keşfedebilirsiniz. Meydanın tam ortasında, Amalienborg’un kurucusu Kral Frederik V’nin bir heykeli bulunur.

FREDERIKS KIRKE: Marmorkirken olarak bilinen (The Marble Church), kilise Amalienborg’a çok yakındır. Yeşil kubbesi & harika cephesi ile zarif ve hoş bir dış dizayna ve etkileyici detaylara sahip bir iç mekana sahiptir.

STRØGET: Şehrin ana alışveriş bölgesi olup Avrupa’nın en uzun yayalara açık yollarından biridir. Kopenhag’ın en kalabalık meydanı olan Amagertorv’da çok hoş fotoğraflar çekebilirsiniz.

THE LITTLE MERMAID: Küçük Denizkızı heykeli Edvard Eriksen tarafından yapılmış olup, kendini tamamen genç ve yakışıklı bir prense adayan bir denizkızının öyküsü olan Carl Jakobsen’in ünlü masalından ilham almıştır. Masala göre denizkızı, her gün denizin dibinden yüzeye yüzüp sudaki kayasına çıktıktan sonra prensini görmeyi umutla bekler. Şehirdeki en önemli ikonik yapılardan olup, en çok turisti çeken yerlerden biridir.

KASTELLET:Kesinlikle Kopenhag’ın havadan görünen en estetik manzaralarından birine sahiptir! Beşgen olarak tasarlanmış pentagon köşelerinde tabyalar olan bir Citadel kaledir. Geçmişte birçok askeri olaya tanıklık etse de, günümüzde bol yeşillikli tarihi bir parka dönüşmüştür. Kastellet yakınlarında olan St.Alban Kilisesi'ni ziyaret edebilirsiniz.

ROSENBORG SLOT: Genellikle şehirlerinden epey uzakta olan dünyadaki diğer kalelere göre Rosenborg Kalesi şehrin tam merkezinde yer alır. Şık bahçesi çok hoş bir manzara sunar, kale çevresi ise rahatlamak için şehirdeki en iyi yerlerden biridir. En çok bilinen İskandinav krallarından olan Christian IV tarafından yapılmıştır.

COPENHAGEN OPERA HOUSE: Bina Henning Larsen ve birçok yetenekli artist tarafından dizayn edilmiştir. Epey modern olup, bugüne kadar yapılmış en pahalı opera binalarından biridir.

COPENHAGEN CITY HALL: Belediye Binası Meydanında konumlanmış olup, belediye meclisinin merkezidir. Rehberli turlardan birine katılıp binanın içini gezebilir, aynı zamanda şehrin en uzun binalarından biri olan bu yapıda, kuledeki şehir manzarasının tadını çıkarabilirsiniz.

THE LAKES:Kopenhag’ın en huzurlu yeri desem yalan söylemiş olmam. Günün her saatinde inanılmaz bir şekilde huzur doludur. Sabah sporunuzu yapmak, yürümek, sadece bir banka oturup etrafı seyretmek, sevdiklerinizle görüşmek, kuğuları beslemek ve hatta sırf stres atmak için bile gelebilirsiniz.

NYBODER: Kopenhag’ın sarı-turuncu renkli, estetik bir şekilde sıralanmış barakalarından oluşur. Görsel olarak uyum içinde olan ve fotoğraflanmayı kesinlikle hak eden Nyboder, Christian IV taraftından tasarlanmış ve yapılmıştır.

GRUNDTVIGS KIRKE: Kopenhag’ın turistlerce pek bilinmeyen gizli hazinelerinden biri olan Grundtvig’s Kilisesi, şehir merkezinden arabayla 15 dk uzaklıktadır. Kilisenin hem iç hem dış dizaynı tek kelimeyle nefes kesicidir.

Öne Çıkanlar

  • Nyhavn, 17. yüzyıldan kalma bir kanal bölgesidir.
  • Vor Frelsers Kilisesi’nde yukarı çıkmak için 400 basamak bulunur. Son 150 basamağı açık havada olup son noktası oldukça dardır, aynı anda sadece 1 kişi rahatlıkla durabilir.
  • Rosenborg Kalesi, şehir merkezinde nadir bulunan kalelerden biri olan 400 yıllık bir Rönesans kalesidir.
  • Tamamen yayalara ayrılan Strøget sokağı 1.1 uzunluğundadır.
  • Küçük Denizkızı heykeli birçok kez saldırının kurbanı olmuştur. Başı kesilmiş, kolu koparılmış ve üzerine boyalar dökülmüştür. Fakat her seferinde yenilenmiş, tekrar yapılmıştır. Kopenhag limanında hâlâ ziyaretçilerini beklemektedir.
  • Kopenhag Opera Binası'na yaklaşık 2.5 milyon DK (370 milyon dolar) harcanmıştır. Toplamda 41.000 metrekare olup, 14 kattan beşi yeraltındadır. Operanın ana sahnesi 1400 kişilik seyirciyi barındırır.
  • Tivoli Bahçeleri'nin yaşı 175 yıldan fazladır.; 1843 yılında yapılmıştır.

İpucu ve Tüyolar

  • 2 gün şehri gezmek için yeterlidir, fakat dolu dolu gezmek ve şehirden biraz daha keyif almak için bir gün daha ekleyin.
  • Vor Frelsers Kilisesi'nin. üstündeki harika şehir manzarasının keyfini çıkarın.
  • Yağmurlu günlerde sokaklarda oluşan gölcüklerdeki yansımaları kaçırmayın.
  • Nyhavn’da gün doğumu ve gün batımını mutlaka birer kez görün.
  • Şehri yürüyerek gezin. Bisiklet sürmek de şehri keşfetmenin en güzel yollarından biridir.
  • Kanal turu yapın
  • Şehir yaz sezonunda en yoğun turist sayısına ulaşır fakat ziyaretinizi karlı bir zamana denk getirirseniz ortaya çıkan sessiz ve masalsı manzaraların tadını çıkarabilirsiniz.
  • Rundetaarn Gözlem Kulesi’nde yukarı doğru çıkmak için merdiven yerine mimarisi hoş bir spiral yol vardır. Seyir terasında gün batımı önerilir.
  • Amalienborg Meydanı'nda. her gün saat 12’de gerçekleşen muhafız nöbet değişimini izleyin.
  • Frederik’s Kilisesi'nin, kubbesindeki teras manzarası size Amalienborg Meydanı ve Opera Binası’nın çok güzel bir manzarasını sunar, yukarıya çıkıp çıkamayacağınızı mutlaka sorun.
  • Christianshavn kanalı , Nyhavn’a göre daha büyük bir alanı kapsamasına rağmen daha tenhadır, sakin bir yürüyüş ve oturup dinlenmek için idealdir.
  • Kopenhag’ın en büyük alışveriş bölgesi olan Strøget sokağında alışveriş yapın.
  • Taze besin ve içeceklerin bulunduğu Torvehallerne Pazarında,, aynı zamanda gurme yemeklerin tadına varın.
  • Copenhagen Card ile birçok yeri ücretsiz gezin ve daha az para harcayın.

  • Henüz yorum yok.
  • Yorum ekle

    Konum