Seyahat Günlüğü
İskoçya'nın başkenti Edinburgh Avrupa’nın en güzel görünümlü şehirlerinden biri olup, benim Birleşik Krallık’taki favori şehrim. Edinburgh bir ortaçağ şehridir ve tarihini korumakta epey başarılı olmuş şehirlerden bir tanesidir. Bunu attığınız her adımda kolayca keşfedebilirsiniz. Tarihi Edinburgh Kalesi'nden eski binalara, dar geçitlerden şehirdeki en ünlü pasaj olan The Vennel'e, şehre bakan devasa Scott Anıtı'ndan kendinizi bir film sahnesindeymiş gibi hissettiren sokaklara... Tüm bu ihtişam sizin için bekliyor olacak.
Edinburgh bir kültür şehridir. Gezilecek tarihi yerleri dışında, şehir her yıl Edinburgh Festivali olarak bilinen bir dizi festivale de ev sahipliği yapmaktadır. Edinburgh Fringe Festivali, dünyanın en büyük sanat festivalidir. Dünyanın her yerinden birçok insan bunu görmek için şehre akın eder.
Ayrıca Edinburgh'de çok sayıda büyük, dünya standartlarında sanat galerileri ve müzeler bulunmaktadır. İskoçya Ulusal Müzesi ve İskoç Ulusal Galerisi birbirinden önemli eserleriyle sanatseverleri bekliyor.
Edinburgh ayrıca fotoğrafçılık için de harika bir yerdir. Fotoğraflayacak çok sayıda sokak, cadde, manzara noktası, teras bulabilirsiniz. Benim için fotoğraf çekmekten en çok keyif aldığım şehirdi
Şehrin havası genel olarak kapalı ve yağışlıdır, kasvetli bir yapıya sahiptir. Fakat şehre alışmaya başladıkça, içinde ayrı bir güzellik sakladığını ve bu halin şehre epey bir yakıştığını hissedersiniz. Islak sokaklarda yürümek hiç bu kadar güzel olmamıştı.
Dünyadaki en özel başkentlerden biri olan Edinburgh için en az 3-4 gün ayrılmalıdır.
Kategoriler
Yerel Rehber
İşte şehirde görülmesi gereken en önemli yerlerden bazıları ve fotoğraf noktaları.
Edinburgh Kalesi: Edinburgh'un en önemli tarihi simgesi olan yapı, Castle Rock kayası üzerinden şehre bakmaktadır.
Victoria Caddesi: Edinburgh'un en ünlü sokağı, Harry Potter'ın Diagon Yolu. Sokağın tamamını kendinize ayırmak istiyorsanız sabahın erken saatlerinde veya akşam geç saatlerde gitmeye çalışın.
Calton Tepesi: Benim için şehrin en güzel manzarası. Hava durumunu kontrol edip, gün doğumu veya günbatımında gitmeyi deneyin. Manzaradan pişman olmayacaksınız. The Balmoral Oteli, Scott Anıtı ve Edinburgh Kalesi'ni aynı anda kadrajınıza alabilirsiniz.
Circus Lane: Bu ünlü büyüleyici dönen sokak, Stockbridge bölgesinin yakınındadır. Sihir, caddeye girdiğiniz anda başlar.
The Royal Mile Caddesi: Adından da anlaşılacağı gibi oldukça uzun bir caddedir. Royal Mile, Edinburgh Kalesi'ni Holyrood Sarayı'na bağlar.
The Royal Mile: As the name implies, it is quite a long street. Royal Mile connects Edinburgh Castle with Holyrood Palace.
Waverley Köprüsü: Have a great view of Edinburgh's lifestyle. Buses are coming & going, taxis are waiting their customers, people are taking photos, enjoying the city & trying to catching up the life. And with a great view of St. Giles Cathedral at the back, Waverley Bridge a classic for photography.
Advocates Geçidi:Edinburgh'un gizli mücevherlerinden biri olan ünlü geçit, Scott Anıtı'nın gizemli bir açısına sahiptir.
Dean Köyü: Şehir merkezine çok uzak olmayan Dean Village, harika manzaralarla doludur. Şanslı bir yansımanın olduğu güneşli bir günde, nefis kareler ortaya çıkabilir.
Arthur's Koltuğu: Tüm şehrin görkemli manzarasına sahip sönmüş bir yanardağdır. Muhteşem manzarası için 251 m yukarı tırmanmanız gerekiyor. Gün doğumu ve gün batımı için önerilir.
Scott Anıtı: Viktorya dönemi Gotik anıtı, dünyadaki bir yazarın en uzun anıtı olan en ikonik Edinburgh simge yapılarından biridir. Ünlü İskoç yazar Sir Walter Scott'a ait.
Yorum ekle